Ana içeriğe atla

mutlaka geziniyordur o köprünün altında hayaletim...

Yeryüzündeki acıların hepsini, hepsini tattım; heder oldum!
Ekmeğime tütün kattım, beni milyon kere yaktılar üstüste..
Bir anka kuşu gibi anne, bir anka kuşu gibi;
Kendimi külümden yarattım!!!

Prometus'tum; çiviyle çakılırken taşlara,ciğerimi kartallara yedirdim..  
Spartacus'tüm; köleliğin çığlığında, aslanlara yem oldum tükendim.. 
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum.. 
Kerbela çölünde Hüseyin.. 
Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan.. 
Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu? 
Tanrılardan ateş çaldım, yüzyıllarca tutuştum..
Üstüste yandım; bir anka kuşu gibi anne!
Bir anka kuşu gibi; kendimi külümden yarattım!!!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mohsen Namjoo Nobahari (Farsça)

Olur da olamazsam buralarda, yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum, Uyumak.. Yüzyıllarca uyumak..
İlla isim konulacaksa ben masal değil hayat demekten yanayım Bu yolları yan yana yürümekten yanayım..
Erguvanlar açmaya başladı. Mavi mi pembe mi ayırt edemiyorum renkleri, Kokuna bir isim bulmaya çalışmaktan da vazgeçtim.
Geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp, heyecanla dedikodu yapacağız, Sana kaçırmadan anlatmam gereken aylar biriktirdim..
Biraz sessizlik olacak sonra sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın.
Cümlelerim topallayacak, Ağır aksak kelimelerle soracağım; Nasılsın? Nasılsın derken bile iyi olmana dualar ediyor olacağım..
Hiçbir sözümüz umutsuzluk taşımayacak, İnanacağız, inandıracağız; yaşadığımız cehennemin cennete dönüşeceğine.
Herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek, insanların koşarak geçerken fark etmediği selpakçı amcanın gülüşüne karşılık vererek..
Ve bırakarak bu dünyanın tüm kandırmacılarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz! Gelmek isteyen ardımıza …

Artık gizli sevdiğimsin...