22 Mart 2012 Perşembe

belki gitmek gerekir...

bir kararın arifesinde kendi dünyamı kurmaya çalışırken hüzünlüyüm 
dünyanın bütün ölümelri niyetine sevdamı aldattım sevmelerimin adını herbir mezar taşına 
göz yaşlırımı insanlara bıraktım kayıplarda köşe kapmaca oynadım 
bazen hüznü kayacıklığının çıplaklığını sarmalar 
yedi dağın çiçeginden koklardım ay şiir yıldızları yakar 
kazanmadan yitirdiğim canım geceleri yazardım puştuna sevdalara kibrit çöpü oldum ihatene puştluğa mührünü koyup imzasını atanlara selam bıraktım 
şimdi gönül derbeder harlanır merhamet tohumlarını yaktım yumak yapıp 
acılara sardım yaratan güneşin parıltısını saçlarıma yıldızları üstüme atarken 
gölgesini unutmuş neyleyim 
ezginliğin tarlasında büyüyüp kahpelikte hasat olurken 
veripte alamadıklarımı batıpta çıkamadıklarımı sayamazken 
sazım dertleri dillenir beter ederler söylenir 
hicazlar kardaşım şimdi vakit dardadır darlanır ölüm çıtırdısı 
duyanda taş bile yarılır 
şimdi dağların yari yok dalına kuş konmaz 
ırmağında durulmam 
gecenin hüznünde tutarım demini iki diz çökümü ağlayan ararım 
birazdan teneşirde yıkarlar beni 
birazdan giderim ben 
ay ışığı avucumda 
sayki karşılaşmadık 
sayki yüreğine konmadım 
sayki en büyük derdim asiliğimi haykırıpta sevda türküleri söyleyemeyişimdi 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder